![]() |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
![]() TKBL’de 16. Haftada alınan müthiş sonuçların yankıları sürerken Çarşamba günü “derbi” ile yer yerinden oynayacak. Galatasaray Medical Park- Fenerbahçe mücadelesinden çıkacak takımın saha avantajına sahip olması, 2011-2012 sezonunun şampiyonunu belirleyebilir. Bu müthiş karşılaşma öncesi oynanan TKBL maçlarında iki takım da hazırım mesajı vermedi. Galatasaray MP zorlandığı maçta, Tarsus Belediyesi’ni Prince’in etkili oyunu oyunu ile 76-90 yendi. Fenerbahçe ise kendi evinde eski coachu Zafer Kalaycıoğlu’nun yönettiği Mersin BŞB karşısında 76-84 skorlu net bir yenilgi alarak taraftarlarını adeta şoke etti. CAFERAĞA’DA “ZAFER” ÇIĞLIĞI İnandığım bir söz vardır. “Takım takımı yener”. Bu maçta ise coach diğer coachu yendi. Mersin galibiyetinin en önemli figürü, yaptığı taktik değişiklikler ve oyundaki kontrolü ile coach Zafer Kalaycıoğlu oldu. Bana sorarsanız Mersin B.Ş.B takımının Fenerbahçe takımını Caferağa’da yenmesi Türk sporunu idare edenlerin ve seyredenlerin sahip olduğu “yabancı hayranlığına” verilen bir cevaptır. Ne demek mi istiyorum? Çok basit. TKBL’miz sadece bu sezon değil, uzun yıllardır Avrupa’nın (ve dünyanın) en güçlü liglerinden biri. Bu lig neredeyse Euroleague ayarına geldi dayandı. Ligde görev yapan coachlar Avrupa’da ve hatta WNBA’deki elit takımları yönetme deneyimini 2-3 yılda biriktirebiliyor. Gerisi biraz medeni cesaret biraz yabancı dil. Değil yabancı coach getirmek, bizim coachların Avrupa’ya gitmemesi ayıptır. Örnek mi istediniz? İşte size iki örnek. İtalya’da yılın coachu Orlando Beşiktaş’a geldi. Ne olduğunu anlamadan takımını küme düşme hattında bıraktı gitti. Kimin kabahati? İki ligin arasındaki kalite farkını bilmeden İtalya’dan coach getirilir mi? Diğer örnek ise Homend coachu Levent Deringöl. Mütevazi kişiliği ile 2. Ligden gelen takımını TKBL’nin tarihindeki en zor sezonda, geç teslim alıp play-off sınırına getirdi. Oyuncularından oyunun iki yönünde de verim alıyor. Bu başarının ardında ise Ceyhan Belediyesi takımında yıllardır elde edilmiş birikim ve tecrübe var. F.BAHÇE-MERSİN B.Ş.BELEDİYESİ: 76-84 Maçın sonucuna etki eden üç temel faktör vardı. İlki Mersin B.Ş.B coachu Zafer Kalaycıoğlu’nun Fenerbahçe coachu Dikeoulakos önündeki taktik üstünlüğü. İkincisi A Mili guard Tuğba Palazoğlu’nun “ben bu ligin zirvesine adayım” diyen 21 sayılık performansı. Üçüncüsü ise Fenerbahçe’nin Tamane ve Matoviç ile birlikte Nevriye Birsel Esmeral üçlüsünden istediği verimi alamaması. Twitter takipçilerim biliyor. İki yıldır çok kaliteli oyuncularla dolu altyapısı olan Fenerbahçe’yi pilot takım kurması için uyarıyorum. “Türk oyuncularınız giderek yaşlanıyor. Yerine planlama yapıyor musunuz” diyorum. Takımı yönetenler bilemeyebilir ama herhalde Ali Koç biliyordur. Günümüzde tüm şirketlerin, devletlerin, kurumların odaklandığı en önemli unsur “SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK” Fenerbahçe yönetimi başarılı iş insanları ile dolu. Neden kendi şirketleri için hayata geçirdikleri doğruları kulüp için de istemeyi bilmezler anlamıyorum. Ama bu yenilginin getirdiği uyarının ardından kadın basketbol altyapısı için TKB2L’de bir pilot takım kurmazlarsa, bir kez daha “yine günü kurtaralım” derlerse, 2-3 sene sonra gördükleri manzaradan memnun olmayacaklar. Maçın analizi ise kısa ve basit. Mersin B.Ş.B’nin hareketli power forvetleri Fenerbahçe pivotlarını durdurdu. Mersin takımında guardlar Dilek Ünüvar, Tuğçe İnöntepe, Deniz Boz ve pivot Melek Bilge buldukları toplam 19 sayı ile belirleyici oldu. Son söz gene Tuğba Palazoğlu için. Onun bu oyunu olimpiyat elemeleri için A Milli takım adına umut verdi. TARSUS BELEDİYESİ-G.SARAY MEDİCAL PARK: 76-90Tarsus Belediyesi yaklaşan Beşiktaş’ın nefesini hissediyor. Her maçını “can havli” ile oynuyor. Bu takım karşısında dünya yıldızlarına sahip Galatasaray M.P. zorlansa da kazanmayı bildi. Neden zorlandı? Cevap basit ve hatta Euroleague için de netlik getirebilir. Alba Torrens ve Şaziye ivegin’in yokluğunda, bu sporda 3 kişiyle 5 kişiyi yenmek her zaman mümkün olmaz. Ne yapılmalı? O da kolay. Işıl Alben ve Bahar Çağlar acilen göreve. Bu isimler eğer Türk basketbolunun yıldız isimleri ise ortaya çıkacak. Önce savunmada sorumluluk alacak. Sonra da hücumda “ben Avrupa Şampiyonası finalistiyim” diyecek. Bu maçta coach Yıldızoğlu’nun Yasemen Saylar ve Ayşe Cora hamlelerinin bu anlamda “manidar” olduğunu düşünüyorum. Işıl Alben de üç sezondur her yıl daha aşağı giden istatistiklerine artık bir dur diyerek kendisini çok seven taraftarına karşılığı, sahadaki iyi oyunu ile vermeli. Tarsus Belediyesi güçlü rakibi ile başa baş mücadele verdi. Bu oyunu Ceyhan deplasmanında tekrarlarlarsa galibiyetleri benim için sürpriz olmaz. Ama Türk oyuncuların daha çok katkı vermesi şart görünüyor. SAMSUN BASKET KULÜBÜ-CEYHAN BELEDİYESİ: 77-74Geçtiğimiz hafta bir dizi iş amaçlı toplantı için Samsun’da bulundum. Karşılaştığım şehrin önemli şirketlerinin yöneticileri takımdan haberdar ama TKBL’nin WNBA den sonra dünyanın en güçlü liglerinden biri olduğunu henüz bilinmiyor. Burada top SBK yönetiminde. Şehirdeki “dünya şirketlerini bulacaklar”. Onları maça davet edecekler. Gerekirse loca verecekler. (Salonda loca yoksa protokol tribününde düzenleme yapılabilir) Gerisi zaten kolayca gelir. Şu ana kadar işin zor kısmını, coach Kaan Artun’un ve idari ekibin önemi katkılarıyla başarı ile götürdüler. Ben onlara tek bir şey hatırlatmak istiyorum. SBK bugün sadece TKBL’nin değil Avrupa’nın en keyifli seyredilen takımlarından biri. Yukarıda 3 oyuncu 5 oyuncuyu her zaman yenemez dedik ama işte size kocaman bir istisna. Miller kardeşler ve Robbins 77 sayı attı ve maç 77-74 bitti. Appel’ın sakatlandığı maçta, Türk oyuncuların maddi sorunları düşünmeden oyuna yaptıkları katkı alkışlanmalı. 16 Sayı geriden gelerek taraftara yaşatılan galibiyet sevinci uzun süre unutulmaz. Bu galibiyet ile SBK ligin 4. Sırasına aday olduğunu bir kez daha kanıtladı. Ceyhan Belediyesi ise başarılı olduğu maçlarda neleri iyi yaptığını iyi analiz ederek, savunmanın önemini her zaman hatırlamalı. BEŞİKTAŞ-KASKİ: 75-49Beşiktaş’ın artık kaybedecek bir şeyi kalmadı. İyi bir başlangıç yapan ve TKBL’yi gayet iyi tanıyan yeni coach Mehmet Can Öztürk eğer “önceki iki meslektaşının yaptığı hataları yapmazsa” takımının şansı var. Bu maçta başrolde savunma, power forvet Yasemin Horasan, Vandersloot ve Hoffman vardı. Benim en hoşuma giden coach Öztürk’ün ilk kez tüm takıma süre vererek verim alması oldu. KASKİ ise 3. sırayı garanti görmüş olmalı ki 2 haftadır taraftarlarını üzen bir basketbol oynuyor. Hiç antrenman yapmadan maçtan maça gelip oynasalar, oyun kalitesi farklı olmayabilirdi. Açıkçası geçen hafta sonu oynanan BOTAŞ ve hafta içindeki zayıf Fransız takımı Hinault karşısında sergilenen oyunla felaket geliyorum diyordu. Umarım bu skor Fransa’da oynanacak rövanş maçı öncesi Kayseri ekibine bir ders olur. OPTİMUM TED ANKARA-HOMEND ANTAKYA: 68-87Homend Antakya takımı Bobbitt ve Nazlı Güler’in ateşlediği savunma ile üstünlüğünü daha ilk periyotta kabul ettirdi. Curry ve Mosch ile istediği an skor bulan Homend daha çok mücadele eden taraf olunca galibiyet kolay oldu. Bu maçta coach Levent Deringöl rakibin tüm hamlelerine anında çözüm bulunca Optimum farkı 9 sayıdan aşağıya düşüremedi. Optimum tarafında Walker ve Braxton isimleri kadar oynamadılar. Bu oyuncular birbirinin hücum ribauntuna mutlaka destek vermeli ve diğerine yardım geldiğinde high-low paslaşması gerçekleşmeli. Bu maçta Optimum guardları için önemli dersler vardı. TKBL’de ayakta kalmak için öncelikle sahada rakibine geçilmeyeceksin ve baskı yaparak oyun kurmasına olanak tanımayacaksın. TKBL’de bunu yapabilen dünyada her takım da oynar. Hele bir de stop jumpshot gibi bir silah geliştirirse. Thorn’un gününde olmadığı maçta Ajavon adeta sahada dolaşınca Optimum TED’in zaten kolu kanadı kırılıyor. Bununla birlikte Optimum takımının coach’u Derya Özyer’in Harika Eldaş ve Ecem Güler gibi yeni isimlere verdiği şansı çok önemsemek gerekiyor. Bu oyuncular, TKBL’de verilen sorumluluğu yaşamlarında ilk kez üstleniyor. Bana sorarsanız küçük hatalarına rağmen büyük ölçüde ilerleme kaydetmiş durumdalar. Optimum belki maç kaybediyor ama bir yandan da gelecek sezonlar için çok önemli bir iskelet oluşturuyor. Bu unutulmamalı. BOTAŞ-İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ: 105-100Dramatik bir maçtı. Maça sert savunma ile başlayan İstanbul Üniversitesi ilerleyen dakikalarda iyi yaptığı bu işi unutunca oyun “hücum yetenekleri fuarına” döndü. Maçın kırılma noktası son 15 saniyede maçın yıldızı Houston’a iyi savunma yapan Naile İvegin’in katkısı ile topu “mecburen” Canty’nin kullanması oldu. BOTAŞ bu sezon iyi savunma yapamıyor. Bunun belli nedenleri var. Naile İvegin ve Nilay Yiğit skora 22 sayılık katkı yapınca takımlarına avantaj sağladı. Daha önemlisi maçın kritik yerlerinde Nilay Yiğit’in tempoyu kontrol etmesi oldu. Kress’in yerine şans bulan Kuin başarılı oldu. BOTAŞ’ta son haftalarda diğer bir yükselen isim ise özellikle savunması ile ön plana çıkan Burcu Çiğil. KASKİ maçının ardından bu maçta da kritik sayılar bulan 22 yaşındaki guard TKBL’de yerini sağlamlaştıran isimlerden. İstanbul Üniversitesi kapasitesinden azami verim alsa da savunmayı unutup kritik yerlerde basit hatalar yapınca şansını bir ölçüde azalttı. Ben bu maçta 1994 doğumlu oyun kurucu Merve Aydın’ı beğendim. Herşeyden önce savunmada korkmadan oynuyor. Boş kaldığında üst üste şut atmaktan çekinmiyor. Kısacası TKBL yeni bir oyuncu kazanıyor. TKBL süre bulabilen oyunculara gerçekten önemli tecrübeler kazandırıyor. Yorum: Hayri PEKERGİN
__________________
SIXERS FAN
![]() ![]() "-Basketbolun en keyifli adresi" [Sadece Kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler..Linkleri Görebilmek İçin Buraya Tıklayarak Üye Olunuz...] |
|
|
|
| RexofKobe Adlı Üyenin Bu Mesajına Teşekkür Edenler: | Charminn (02-13-2012) |
![]() |
| Bookmarks |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|