![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
|
Efes Pilsen - Real Madrid takımları arasındaki Euroleague maçını izledikten sonra kendimce maç analizi yaparken benim için önemli iki koç olan Ergin Ataman ile Ettore Messina'yı değerlendirmek istedim.
Ergin Ataman Kendisiyle Türk Telekom’a geldiği 1997 yılında tanıştım ve ekibinde yer alma şansım olmadı ancak beni Türk Telekom alt yapısına alarak antrenörlük kariyerimde önemli bir katkı yapmıştır. O nedenle kendisine hep bir vefa hissederim. Çalışkanlığı ve çalıştırdığı takımına ve organizasyonundaki diğer insanlara hakimiyetiyle beni etkilemiştir. İş yapan her insan gibi Ergin Ataman’da çok konuşulur övülür eleştirilir. Ataman’ı sevebilirsiniz eleştirebilirsiniz ve bu sezon en azından Euroleauge’de başarısız bulabilirsiniz ancak bence onu değerlendirirken şunu da tespit etmek gerek. Ergin Ataman ülkemizin yetiştirdiği en önemli ve kariyerli koçlardan biridir. Ülkemizi ve Türk antrenörlerini yurt dışında ilk kez ve başarıyla temsil etmiş, Saporta Kupası'nı kazanarak yardımcısı olduğu Aydın Örs gibi kulüpler bazında en büyük başarıları kazanmış, Avrupa’da tanınan saygın bir antrenör olmuştur. İlk olmak her zaman zordur, ilkler öncüdür onlar yol açar ve diğerleri de o yoldan yürür. O anlamda şu anda yurt dışında başarıyla çalışan ve çalışacak olan her Türk koçunun ona bir teşekkür borcu vardır. Ancak Ataman’ı değerlendirirken daha doğrusu ona bir değer atfederken asıl bakmanız gereken onun geçmişte ne yaptığı değil gelecekte ne yapacağıdır. O vizyon sahibi biridir ve hedefleri büyüktür. Günlük çekişmelerle uğraşmak yerine o hedeflere ulaşmak için plan yapar çalışır. Bu yönünü defalarca hem Türk Telekom'da hem Siena’da hem de çalıştırdığı diğer takımlarda ispatlamıştır ve gelecekte de hiç şüphe yok ki büyük işlere imza atacaktır. Bence Ataman’ı asıl büyük yapan ve daha da büyük yapacak olan bu vizyonudur. Koçlukta dün olmadığını her gün, her maç, her sezon daha iyisini yapmak için daha çok çalışmak gerektiğini en iyi bilenlerden biri de Ergin Ataman’dır. Ataman bu sezon Euroleauge’de başarılı olmuş mudur? Ne yazık ki olmamıştır. Kendisine de sorsanız zaten o da bu cevabı verecektir. Onu eleştirmek yada yargılamak bizim haddimiz değildir. O bu sezon hedefini Avrupa’da Final Four ve hatta Final olarak kendisi koymuş ve bunu da cesurca bütün kamuoyuna duyurmuştur. Bu kendine ve takımına güvenin bir yansımasıdır. Zaten Efes Pilsen gibi bir kulüpte koçsanız hedefiniz de en az bu olmalı. Fakat gelinen noktada bu hedefe ulaşılamamıştır ve bu konuda herkesin bir fikri ve yorumu olabilir. Ancak kim ne derse desin bunun nedenlerini en iyi analiz edecek ve gerekli, önlemleri alacak olan da Ergin Ataman’ın yine kendisidir. Etorre Messina: Deneyimli teknik adam Messina'ya gelince, onun için de söylenecek çok şey var. Hiç şüphesiz şu anda yaşayan en önemli Avrupalı koçlardan biridir. Kişisel müzesi sayısız şampiyonluklarla ve “en iyi koç” ödülleriyle doludur. İsmi her zaman Euroleauge’in en iyi takımlarıyla hatta NBA takımlarıyla anılır. Uluslararası saygınlığı müthiştir. 1996 Final Four’u sırasında Paris’te kendisiyle tanışma ve seminerine katılma şansım oldu. O zaman da önemli bir koçtu ama kariyerinin büyük başarılarını henüz daha kazanmamıştı. Verdiği seminerde kişiliği ve konuya hakimiyetiyle bizlerin ve salonu dolduran dünyanın her yerinden gelen yüzlerce koçun hayranlığını kazanmıştı. Hatta o kadar ki o klinikte North Carolina’nın efsane koçu Dean Smith'de olmasına rağmen ve hepimiz asıl onu izlemeye gitmişken, Messina klinikçiliği ve kişiliğiyle ve onun bile önüne geçmişti. O tarihten beri kendisini daha bir ilgiyle ve yakınlıkla takip ederim, takımlarını izlerim. Messina’nın koç olarak beni en çok etkileyen tarafı sistemciliği ve savunma konusundaki taviz vermez yaklaşımıdır. Bütün iyi koçlar gibi basketbol bilgisini ve kendi felsefesini bir süzgeçten geçirerek kendi mükemmel oranını elde etmiştir. Onun kendi basketbol felsefesi ve basketbola yaklaşımı çalıştırdığı bütün takımlarına nüfus eder. Oyuncularına bu felsefeyi anlatır onlara inandırır ki ortada Messina’nın kişiliği ve başarıları varken oyuncular için bu felsefeye inanmak pek de güç olmaz. Sonrasında Messina’nın başka bir büyük özelliği ortaya çıkar. İngilizce deyimiyle “execution” yani sisteminin takımı tarafından eksiksiz olarak uygulanmasının sağlaması. İşte iyiyi daha iyiden, daha iyiyi de en iyiden ayıran şey bu uygulamadır. Taviz vermeksizin ve istisna yaratmaksızın takımınıza kendi sisteminizi uygulatmak işin en güç tarafıdır. Bu kısım bilgiden ve felsefeden çok daha fazlasını gerektirir ki o da işte koçun karakteri ve karizmasıdır. Ettore Messina’yı tanıyıp ne yaptırmaya ve nasıl yaptırmaya çalıştığını anlayınca elde edilen ve elde edilecek başarıların tesadüf olmadığını da çok iyi anlıyorsunuz. Koçlar yada bütün mesleklerin iyileri zaman içerisinde diğer meslektaşlarıyla aralarında fark yaratacak başarılar elde edebilirler. Ancak içlerinden çok azı başarıyı “istikrar” haline getirebilir. Zaten onlar da efsane haline gelirler. Yorum: GENCER BAYTİMUR |
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|